15 Haziran 2016 Çarşamba

14 Haziran 2016

Şimdi bu rüzgarları da ceplerimde saklıyorum,
Büyük ellerle tokalaşmaktan kendini sakınan, kırıkta olsa parmakları tam olan ellerim gibi.

Oysa her seferinde kırılmış olan yerlerinden olmasa da kırılabileceği biline biline uzatılmamış mıydı o eller?

Hadi gidin şimdi çadırları yanmış obalara.

"Gitmek" olunca ciddiyet sağ omzumdan sol omzunuza bulaşıyor.
Kalmanın gitmeye armağanı.

!nıyamlıras,ralnalaK




Masalarda bıraktığınız cam kırığı sesleriniz, duvarlara gömdüğünüz sırlarınız, metruk sınırlarınız, kullanmaya utandığınız kelimeleriniz, öfkeli çocuklarınız, çok sesli suskunluklarınız, acılı nefesleriniz, vicdanınıza abanan insanlarınız, topallayan beyniniz, kaybolmayı beceremediğiniz anlarınız, zarflara sığmadığı için yırttığınız mektuplarınız, ağzınızın kenarına bulaşan rüyalarınız...nız nız nız...

Son söz söyleyicilerine son söz, bunları buradan alın!


9 Haziran 2016 Perşembe



9 Haziran 2016


Bazı ihtimaller var, saklanmak için dikenli tellerle sıkı sıkı sarılmış.
Bazı ihtimaller var, düşük doğan.
Bazı ihtimaller var, salınması umuduyla boşluğa yüksekten bırakılmış.
Bazı ihtimaller var, asalak olan.
Bazı ihtimaller var, çekmeyen frekanstaki o şarkılar...
Bazı ihtimaller var, intihar sebebi.
Bazı ihtimaller var, illa kan dökülesi.

Bazı ihtimaller var, düşünmesi vecd hali.


5 Haziran 2016 Pazar


5 Haziran 2016


Belki de yeşilsin,
bilmiyorum.

Her kırmızı yeşil değil, her yeşil görünen de yeşil değil.

Küllerimden ne doğurabilirsin bu koşulda?
Zamansızlık? Hastalık? 
Belki de ihtimaller gibi bir düşük?

Küçüklükten kurtulup büyüklüğe tutulmak sana da her kaçısın sonu gibi geldi mi?

Kaçmadık, kovulduk.
Ve acı olan bunu tutulduğumuzda öğrenmemizdi.

Peki küçüklüğe nereden kaçarken tutulmuştuk?
Küçük olmak hak mı , kovulduk mu öncesinden?

Bu kadar renk varken neden mavi olsun ki tüm kaçtıklarımız?
Hadi tüm kaçışların yansımasından yeni bir renk bulalım.
Vardır sıkı tuttuğunuz için elinizde kalan bir kaç kaçış.

.mılalubkarayalkokigneR
Yoksa tüm konuştuklarını susanlar gibi merhametsizce koparılırız kendimizden.