Şimdi bu rüzgarları da ceplerimde saklıyorum,
Büyük ellerle tokalaşmaktan kendini sakınan, kırıkta olsa parmakları tam olan ellerim gibi.
Oysa her seferinde kırılmış olan yerlerinden olmasa da kırılabileceği biline
biline uzatılmamış mıydı o eller?
Hadi gidin şimdi çadırları yanmış obalara.
"Gitmek" olunca ciddiyet sağ omzumdan sol omzunuza bulaşıyor.
Kalmanın gitmeye armağanı.
!nıyamlıras,ralnalaK
Masalarda bıraktığınız cam kırığı sesleriniz, duvarlara gömdüğünüz sırlarınız, metruk sınırlarınız, kullanmaya utandığınız kelimeleriniz, öfkeli çocuklarınız, çok sesli suskunluklarınız, acılı nefesleriniz, vicdanınıza abanan insanlarınız, topallayan beyniniz, kaybolmayı beceremediğiniz anlarınız, zarflara sığmadığı için yırttığınız mektuplarınız, ağzınızın kenarına bulaşan rüyalarınız...nız nız nız...
Son söz söyleyicilerine son söz, bunları buradan alın!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder