25 Temmuz 2016 Pazartesi


25 Temmuz 2016

Zamansız büyüyordu kesişmeyen kistlerimiz,
İstemsiz büyüyordu birbirinden haberli ama kendinden bihaber kistlerimiz.
Son mısralarımızı yazmadan duvarlarına bu ergen bilmezliği ile büyüyen şehrin.
Gidemiyorduk da garına, gidemiyorduk da yanına...

Her uyanışında saç diplerinden usulca çektiğin ellerin sonra
Birbirine üvey...
Birbirine yetim bazen...

Her yaptığım göçte ellerine dökülen kelimeler, düşen cümleler...
Tüm ünlemlerim diyorum devrilmesin.
Kalmışsa ayakta, kursakta kalmamışlığındandır.

Dudak kıvrımını düşünürken kesiliyor bileklerim.
Sesini duyuyorsun!

Rüyamda isimsiz bir kente sürüyorum bisikleti,
Beş isimsiz sokak boyu gidiyorum saklamak için sesi.

Bir ses biliyor seni , bir de bileklerimin acısı...

Çok sevişip çok terleyen karıncalardan basıyorum bileklerime, isimsiz kentlerden topladığım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder