21 Ağustos 2016Bir araya getirmek için odanın "karşılıklı" duvarlarını,yıkmak gerekiyordu.
Kırılan tuğlaların parçalarının ayırt edilemeyecek şekilde birbirlerinin üstüne düşmesi , altında kalması gerekiyordu.
Fakat bir araya gelen duvarlar değil, duvarı oluşturan tuğlalar değil, tuğlaları oluşturan killer olacaktı.
Elbet saf kil değil.
Kohezyon etkisi insan ile devam ediyor, nemin devinimi sağlanıyordu.
Bir araya gelen bu killerden tekrar tuğlalar yapmak, tuğlalarla duvarlar örmek ne yarar sağlayacaktı?
Yıllardır aynı duvar sadece yer değiştiren aynı killerden oluşmuyor muydu?
Peki, duvarı boyamak ne yarar sağlayacaktı?
Tavan da bir duvardır.
Konu yine aynıysa "karşı" duvara anlatılıyordu.
Sonra yıkıp, döküp, tekrar örülüp boyanıyordu.
Ve konu yine aynıydı.
Sağa, sola, öne ve arkaya doğru yıkılan duvarlar dışında bir de tavan vardı.
Tavan duvarı?
Taban duvarı?
Tavan büsbütün tepeden inecekti. Konuyu ona taşımak en uygunuydu.
Tavanı tabanınsa ve konu aynı anda ona taşındıysa; tepeden inmeyecek ve çökmeyecekti.
.ittevvuk anavat adnamaz ınya tevvuk anabaT
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder